Montessori’ye göre dünyanın kendisi tüm resim ve kitaplardan çok daha ilgi çekicidir. Bu mükemmel oluşum olduğu gibi ve tüm detaylarıyla çocuklara sunulmalıdır. Çünkü gerçeklerle ilişki kurmak çocukta ilgi uyandırır ve ilham verir. Bunun için detayların gerçekliklerini araştırmak yeterli olur ve çocukta bütün kavramı ancak düş gücü sayesinde oluşturabilir.
Bir Montessori okulundaki tüm materyaller, masalar, sandalyeler, bardaklar, tabaklar vs. her şey doğal malzemelerdendir. Çünkü Montessori felsefesine göre sonradan çevreci olunmaz. Çocuğu doğal malzemeyle tanıştırıp, daha yaşamının ilk yıllarında çevre, doğa bilincini vererek, çocukta yerleşik bir davranış oluşmasını sağlar.
“Çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren üzerinde yaşadığımız dünyanın sadece bize ait olmadığını, bu sebepten kaynakları kullanırken diğer canlılarla birlikte paylaştığımızı unutturmamalıyız. İnsanoğlu üzerinde yaşadığı gezegenin en akıllı canlısı olmanın sorumluluğunu unutmamalıdır.”İşte bu yüzden bir Montessori okulunda çocuklar bitki, meyve, ağaç ekerler. Her gün bir veya birkaç çocuk bitki bakımından sorumlu olur. Başka bir çocuk yemek artıklarını, dökülen kırıntıları hayvanlara vermekten sorumlu olur. Hepsi kağıtları, pilleri, camları vs. geri dönüşüm kutusuna atar. Ve bunların en büyüğü 6 yaşındadır.
Montessori sınıfında coğrafya dersi ayrı bir alan olarak değil, başka derslerin bölümleri olarak gösterilir. Coğrafya çocuğa duyuları aracılığı ile öğretilir. Bir yerküre maketinde dünya üzerindeki kara ve su bölümleri dokunma duyusu ile öğretilmesi gibi. Diğer bir materyalde denizler, kıtalar, ülkeler şekilleri ve renkleri ayrılarak tecrübe edilir. Farklı kültürlerin gelenek ve görenekleri, ülke haritaları, ülke bayrakları çocuğun merak ettiği düzeyde ve tamamen gerçek bilgilerle sunulur.
Montessori çocukların deneyimler kazanabilmeleri için dünyanın gerçeklerinin sunulduğunu söyler. Bu konuda coğrafya gerçek olaylar öğreterek, çocukların başka ülkelerdeki insanların yaşamlarını hayal edebilmelerini sağlar.
Yapboz haritalarıyla siyasi coğrafya anlatılır. Bunun aracılığıyla çocuğun hayal etmesi sağlanır. Örneğin; Kuzey Kutbunda insanlar nasıl yaşar? Çocuğun gerçekle karşılaşması; yaprakların sararmasından mevsimlerin değişmesine, çiçek açan ağaçtan toplanan bir meyvede, bir tohumdan yetişen bir bitkide, çevresinde olup biten her şeye karşı ilgi, hayranlık ve merak uyandırarak gelecekte çocuğun öğrenmeye karşı ilgisini arttıracaktır.